nav-left cat-right
cat-right

Beslenme Bozuklukları- Beslenme Bozuklukları Nedir?- Beslenme Bozuklukları Nasıl Düzenlenir?- Beslenme Bozuklukları Nasıl önüne Geçilir?


Beslenme Bozuklukları- Beslenme Bozuklukları Nedir?- Beslenme Bozuklukları Nasıl Düzenlenir?- Beslenme Bozuklukları Nasıl önüne Geçilir?


İnsanlar hayatlarını idame ettirmek için beslenmek zorundadırlar. Bazen beslenme bir oyuna dönüşebilir. Bu oyuna fazla dalınca benim fikrimce beslenme bozukluğu oluşuyor. Öncelikle aşırı beslenme, obezite denilen bir kavramı oluşturuyor. Obezite olan insanların çok büyük kısmı görüntüsünden rahatsız olurlar.

Özellikle yeni aldıkları kıyafetlerin son zamanlarda üzerlerine olmamasından şikayet ederler. Bu da beraberinde bazı sorunları getirir. Maddesel ve manen sorunlar diye özetlenebilir. Fazla kilolarından kurtulmak için diyetler, ekzersizler vs… yaparlar. Öncelikle diyet yapan insanların doktor kontrolünden geçmesi lazım. Biliyoruz ki bazı hastalıklar da şişmanlamaya yol açabilir. Özellikle tiroit hormonunun az çalışması olan hipotroidi şişmanlamaya neden olabilir. Doktor kontrolünden geçtikten sonra insanlar diyetisyene yönelmelidirler. Sadece diyet önemlimidir? Tabi ki hayır, yediğimiz besinlerin harcanması lazım; yani besinlerden kazanılan enerjinin harcanması lazım… Bu da hareketle olur. Bu hareketlerin de bilinçli yapılması lazım. Özellikle uzmanlar düzenli olarak yapılan yürüyüşü önermektedirler. Benim fikrimce bu yapılan yürüyüş açık havada olursa daha iyi olur. Öncelikle bir insanın zayıflaması için öncelikle buna inanması lazım ve bunu uygulaması lazım.

Yeme bozuklarının diğer bir durumu az yemek yeme istemi. Bu ölçülü olduğu sürece kilomuzu muhafaza etmeye de yardımcı olur. Ya ölçülü olmazsa karşımıza anoreksia nervoza ve blumia denilen hastalıklar ortaya çıkar. Bu iki tür hastalıkta da insanlar kendi bedenini beğenmezler. Zayıf, daha zayıf, daha daha zayıf olmak isterler. Özellikle zayıflama isteğini birilerini örnek alarak yaparlar. Anoreksia nervoza da hasta yemek,  yemek istemez. Yemek kokusu bile ona tiksindirici gelir. Blumia ‘ da hasta yemek yedikten sonra bilinçli olarak yapılan kusma hareketiyle çıkartır. Bu durumdaki insanları tedavi etmek için önce bedenlerini sevmeyi öğretmek lazım. Daha doğrusu kendileriyle barıştırmak lazım. Bunu yapacak kişilerin öncelikle kendi ailesi, arkadaşları, vs… olması lazım. Bu durumda psikiatrist yada psikologlardan da yardım alınabilir. Yani kısaca destek tedavisi…

Yaşam ve beslenme birbiriyle ilişkisi olan iki kavramdır. Herşeyde olan denge gördüğümüz gibi beslenmede de karşımıza çıkıyor. Benim fikrimce bütün gıda maddelerini aşırıya kaçmadan tüketmeliyiz Bu arada da en az günde 2.5 litre kadar da su tüketmeliyiz.

Bir çocuğun gelişimi için beslenme önemlidir. Çünkü erken dönemde, beyin gelişimi, bilişsel gelişim, büyüme, vücut gelişimi, metabolizmalar, hormonlar ve genler üzerinde etkili olan doğru beslenmenin geç dönem etkileri artmaktadır. Bunlar, bilişsel ve ruhsal gelişim sorunları, okul başarısı, toplumsal yaşantı, bağışıklık, önemli hastalıklar, çalışma kapasitesi ve yaşlılığı etkiler. Bu nedenle, beslenme sadece kalori hesabı, diyet ve kilo artışı değildir. Çocukluk dönemi beslenme bozuklukları nedenleri ve çözümleriyle önemli bir konudur. Beslenme bozukluklarının nedenleri fiziksel veya anatomik sorunlar olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Bengi Semerci “En sık şikâyet edilen sorun çocuğun yemek yemeyi reddetmesi ya da istenilen miktarda yememesidir. Bu durum anneler tarafından kısaca “bu çocuk iştahsız” olarak dile getirilir. Yakınma büyüme ve kilo alma ölçütleriyle değerlendirildiğinde sorun yoksa, ailenin bu durumun oluşacağına ilişkin kaygısı olarak belirir. Çözüm, sağlıklı yeme davranışının aile ve çocuğa öğretilmesi olmalıdır” dedi. İştahsızlığın birçok nedeni olabileceğine dikkat çeken Bengi Semerci Enstitüsü kurucusu Prof. Dr. Bengi Semerci “Genellikle sağlıklı çocukların, iştah dürtüleri de sağlıklıdır. Eğer sağlıklı çocuğun iştahına ilişkin sorun varsa, nedenleri çocuğa, yediren kişiye, yedirilme şekline bağlı olabilir. Yeni doğan bebeğin yaşaması, beslenmesiyle direkt ilişkilidir. Bu nedenle yemek yeme aile ve bebek arasındaki ilk ve önemli ilişkilerden biridir” diye konuştu.

Beslenme sorunlarının nedenleri
Çocuğa ilişkin beslenme sorunlarının olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Semerci şunları söyledi: “Çocuğun tıbbi sorunları vardır. Mesela yemek borusu, sindirim sistemi sorunları olabilir. Bu durumlar tıp tarafından tedavi edilebilen durumlardır. Bir başka sorun ise besin seçiminde yapılan yanlışlıklardır ki, kolayca çözümlenebilir. Ama son sorun olan beslenmeye ilişkin uygun olmayan tutumlar hem daha sık görülen, hem de daha zor değiştirilebilen sorunlardır. Beslenme sorunlarının sonuçlarının yetersiz beslenme, şişmanlık gibi önemli sonuçları olduğu düşünülünce önemi daha iyi anlaşılır.” Yemek yeme ve yedirme ilişkisindeki sorunların çocuklara yansıyacağını vurgulayan Prof. Dr. Bengi Semerci “Bu yansıma çocuğun yemeğe direnmesi, yemek yemeyi istememesi şeklinde ortaya çıkar. Bunu en önemli nedenlerinden biri, çocuğun aç ya da tok olmasına, bu anlamda gösterdiği belirtilere önem verilmeden beslenmeye çalışılmasıdır. Çocuk açlık ve tokluğu hissetmeyeceği gibi, yemek yemenin anlamını ve sorumluluğunu kavrayamayacaktır. Çocuğa uygun besinlerin seçilmemesi, isteği dışında aşırı beslenmeye çalışılması diğer sorunlardır. Aşırı titiz, temiz annelerin yemek yedirme süreçleri çocuğun gerginliğini arttırır. Annenin de gergin olduğu durumlarda, yemek zamanı çocuk gergin ve öfkeli olacak, bu da iştahını etkileyecektir. Beslenmede çocuğun kontrolü olmaması, devamlı başkası tarafından beslenmesi, kendinin beslenmesine izin verilmemesi yemek kavramının gelişimini engelleyeceği gibi, çocuğun kontrolünü yitirdiği hissine kapılmasına yol açar. Çocuğa ilişkin bu olaylar, yemek yeme ilişkisinin zorlanmasına neden olur” dedi.

Sorunu çözmenin yolları
Çocuğunuzun yeme sorununu çözmenin ilk adımının ailelerin çocuğun sağlıklı olduğuna ikna olması olduğunu belirten Prof. Dr. Bengi Semerci “Durumun fiziksel bir sorundan değil, tutumlardan kaynaklandığına ikna olduğunuzda işiniz kolaylaşacaktır. En büyük sorun ailenin endişesidir. Bu nedenle ailenin kaygısıyla baş etmeyi öğrenmesi gereklidir. Zorlayarak ya da oyalayarak yemek yediren aileler bu durumu değiştirmeye dirençli olur. Çünkü böyle davranmadıkları zaman, çocuğun hiç yemeyeceğini düşünürler. Oysa, bu davranış iştahsızlığı arttırır ve çocuğa zarar verir. Çocuğun sevdiği şeylerden oluşan mönülerin oluşturulması, aralarda atıştırmaların sınırlandırılması, yemek zamanlarının belirlenmesi çocuğun açlık ve tokluk hissiyle birlikte, yemek zevkini öğrenmesini de sağlayacaktır. Bunların yanı sıra, yemek yediren kişinin ruh sağlığını düzenlemek, çocuğu ile kurduğu yemek ilişkisindeki yanlışları, bu yanlışların nedenlerini saptayarak çözmek iştahsızlığın çözümü olabilir” uyarısında bulundu.

Doğru beslemek için ne yapmalı

  • Çocuklar acıktığında yemek verilmeli
  • Yemek yenilirken ilgiyi dağıtacak konuşma, gürültü, oyun, TV gibi şeylerden kaçınılmalıdır.
  • Yemeğini hızla yemesi için uyarılarda bulunulmamalıdır.
  • Herkes gibi çocuklar da midelerinin alabileceği kadar yiyebilirler. Amaç doymaktır. Annelerin akıllarına koydukları miktarı tüketmeleri için zorlanmamalıdırlar.
  • Dengeli beslenmesine çalışılmalı ama besin seçimlerine de saygılı olunmalıdır.
  • Beslenmenin tüm sorumluluğu ailelerin değildir. Çocuğun bu sorumluluğu paylaşmasına izin vermek gerekir.
  • Düzenli beslenme için öğünlerin düzenlenmesi, öğün aralarında atıştırmaların engellenmesi, öğünlerde ise seçim ve miktarda çocuğa hak tanınması gereklidir.
  • Bunlar yapılmazsa çocukla aile arasında yanlış bir ilişki kurma biçimi oluşur ve bu sadece beslenmeyle sınırlı kalmayıp tüm alanlara yansır.
  • Çocuğu yemek yediğinde ödüllendirmek, yemediğinde cezalandırmak yanlış bir tutumdur.

Yanlış beslenme nasıl önlenir?

  • Gebelik döneminden başlayarak anne babaların düzenli beslenme konusunda bilgi alması gerekir.
  • Önemli olan aile ile çocuk arasında iyi ve doğru bir beslenme ilişkisi kurmaktır.
  • Bu ilişkinin kurulabilmesi için, öncelikle annenin bebekten gelen işaretleri doğru yorumlayabilmesi gerekir.
  • Çocuğunuzun beslenmesine aşırı kaygı ve titizlik göstermek, beklenenin tersi sonuçlar yaratacaktır.
  • Unutmayın bebeğinizle kuracağınız bağlanma ve onun sağlıklı gelişimi için uygun beslenme düzeni sağlamanız önemlidir.
  • Aşırı beslenme, beslenme yetersizliği ya da bozuk beslenme şekli sonrasında hem sizin hem de çocuğunuz için başka sorunlara yol açabilir.

Yorumunuzu Yazın